TÜİK beşeri kalkınma endeksini açıkladı: Erzurum “çok yüksek” seviyede ama gerçekler ne diyor?

AJANS DOĞU – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2008-2022 yıllarını kapsayan ve il düzeyinde yayımladığı Beşeri Kalkınma Endeksi verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre 2022 yılında en yüksek beşeri kalkınma endeksine sahip il 0,891 ile Ankara oldu. Erzurum ise 0,815 puanla “çok yüksek beşeri kalkınma” seviyesinde yer aldı. Ancak bu sonuç, kentteki sosyoekonomik göstergelerle ne kadar örtüşüyor, tartışma konusu oldu.

Erzurum “çok yüksek” seviyede ama…

TÜİK verilerine göre Erzurum, İstanbul, İzmir ve Kocaeli gibi büyükşehirlerin ardından gelen iller arasında yer aldı. Ancak uzun süredir göç veren, genç işsizlik oranının yüksek olduğu, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda zaman zaman sorunların yaşandığı Erzurum’un “çok yüksek” kalkınma kategorisinde yer alması kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı.

Kriterler yeterince şeffaf değil

TÜİK, endeksin yaşam beklentisi, eğitim ve gelir olmak üzere üç bileşenden oluştuğunu belirtirken, bu bileşenlerin nasıl hesaplandığı konusunda detay vermedi. Özellikle “gelir” kaleminin hangi veriler üzerinden belirlendiği açıklanmazken, bölgesel yoksulluk ya da işsizlik oranlarının endekse ne ölçüde yansıtıldığı da netleşmedi.

Yerel gerçekliklerle örtüşmüyor

Listede Ağrı, Şanlıurfa, Van, Muş ve Bitlis gibi iller en düşük endekse sahip bölgeler olarak yer aldı. Ancak Erzurum’un bu illere kıyasla çok daha iyi bir seviyede gösterilmesi, bölgedeki yaşam koşulları göz önüne alındığında gerçek tabloyu ne kadar yansıttığı konusunda eleştirilere neden oldu.

Politika önerisi yok, sadece sıralama var

TÜİK açıklamasında, beşeri kalkınma endeksinin “milli politikalara yön verebileceği” belirtildi. Ancak bu endeksin nasıl bir politika aracı olacağı, yerel yönetimlerin bu verilerden nasıl yararlanacağı ya da iller arası gelişmişlik farklarının nasıl giderileceği konularında somut bir öneri sunulmadı.

Yorum bekleniyor

Açıklanan veriler, teknik olarak önemli bir adım olarak görülse de, toplumsal gerçeklikten uzak sonuçlar nedeniyle eleştiri topladı. Yerel paydaşlar ve uzmanlar, endeksin sahadaki durumu tam olarak yansıtmadığını, bu tür çalışmaların daha şeffaf, katılımcı ve detaylı şekilde ele alınması gerektiğini vurguluyor.