Seçimler yaklaşırken gözler vaatlerden çok, geride kalan yılların ortaya çıkardığı tabloya çevrildi.
AJANS DOĞU – Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) seçim süreci yaklaşırken, şehir iş dünyasında yalnızca adaylar ve seçim vaatleri değil, son otuz yılın ekonomik karnesi de tartışılıyor. Erzurum’un ekonomik kalkınmasına yön vermesi beklenen ETSO’nun bugüne kadar ortaya koyduğu performans, seçim öncesinde üyeler tarafından daha yakından sorgulanıyor.
Otuz yıla damga vuran isim: Lütfü Yücelik
ETSO’nun son otuz yılına en uzun süre görev yapan başkan olarak Lütfü Yücelik damga vurdu. Yaklaşık 26 yıl boyunca başkanlık görevini yürüten Yücelik’in ardından 2022 yılında görevi Saim Özakalın devraldı.
Bu süreçte çok sayıda proje açıklandı, yatırım toplantıları gerçekleştirildi, fuarlar düzenlendi, iş heyetleri ağırlandı ve çeşitli iş birlikleri kuruldu. Ancak Erzurum’un yıllardır konuştuğu temel ekonomik sorunlar büyük ölçüde varlığını korudu.
Rakamlar gerçeği ortaya koyuyor
Resmî verilere göre 1990’lı yılların başında yaklaşık 850 bin olan Erzurum nüfusu bugün 745 bin seviyelerine kadar geriledi.
Yaklaşık 100 bin kişilik nüfus kaybı, yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda şehrin ekonomik ve sosyal yapısındaki dönüşümün de en dikkat çekici göstergelerinden biri oldu.
Bu süreçte binlerce genç; eğitim, istihdam ve daha iyi yaşam koşulları arayışıyla Erzurum’dan ayrıldı. Göç ise aradan geçen yıllara rağmen kentin en önemli sorunlarından biri olmayı sürdürdü.
Yatırımlar yapıldı, beklenen dönüşüm gerçekleşmedi
Son otuz yılda Organize Sanayi Bölgesi büyütüldü, yatırım teşvikleri açıklandı, yeni sektörlerde çeşitli girişimler hayata geçirildi ve kamu yatırımları gerçekleştirildi.
Ancak bütün bu adımlara rağmen Erzurum; üretim, sanayileşme, ihracat ve istihdam alanlarında beklenen ekonomik sıçramayı gerçekleştiremedi.
Oysa şehir; stratejik konumu, güçlü tarım ve hayvancılık altyapısı, Atatürk Üniversitesi gibi önemli bir eğitim kurumu, gelişen turizm potansiyeli ve devlet teşviklerine rağmen göçü tersine çevirecek sürdürülebilir ekonomik büyümeyi yakalayamadı.
ETSO’nun rolü tartışılıyor
Elbette ortaya çıkan tabloyu yalnızca ETSO yönetimlerine bağlamak mümkün değil.
Merkezi yönetimin ekonomi politikaları, bölgesel kalkınma stratejileri, kamu yatırımları, küresel ekonomik gelişmeler ve özel sektörün yatırım eğilimleri de bu sürecin önemli belirleyicileri arasında yer alıyor.
Ancak Erzurum iş dünyasının en güçlü temsil kurumu olan ETSO’nun da şehrin ekonomik geleceğine yön veren temel aktörlerden biri olduğu gerçeği değişmiyor.
Bu nedenle kamuoyunda ve iş dünyasında, “ETSO son otuz yılda Erzurum’un ekonomik dönüşümüne beklenen katkıyı sağlayabildi mi?” sorusu daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.
İş dünyası artık vaat değil, sonuç görmek istiyor
Yaklaşan ETSO seçimleriyle birlikte üyelerin beklentileri de değişmiş durumda. Artık yalnızca yeni projeler açıklanması değil; uygulanabilir, ölçülebilir ve şehre doğrudan katkı sağlayacak somut çalışmalar bekleniyor.
İş dünyasında en çok konuşulan sorular ise dikkat çekiyor:
Erzurum neden hâlâ göç veren şehirler arasında yer alıyor?
Gençler neden geleceklerini başka şehirlerde arıyor?
Büyük ölçekli sanayi yatırımları neden istenilen seviyeye ulaşamıyor?
Şehrin sahip olduğu güçlü potansiyel neden ekonomik değere tam anlamıyla dönüşemiyor?
Bu sorulara verilecek cevaplar, seçim sürecinin en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Sandıkta sadece yeni başkan değil, otuz yıllık performans da oylanacak
ETSO üyeleri sandık başına giderken yalnızca adayların vaatlerini değerlendirmeyecek. Aynı zamanda geride kalan otuz yılın ekonomik tablosunu, yönetim anlayışını ve ortaya çıkan sonuçları da sorgulayacak.
Bu yönüyle yaklaşan seçim, yalnızca yeni bir başkanın belirleneceği olağan bir seçim olmanın ötesinde; Erzurum’un son otuz yıllık ekonomik performansının üyeler tarafından değerlendirileceği kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Yeni yönetimin önündeki en büyük sınav ise yıllardır çözülemeyen sorunlara kalıcı çözümler üretmek, göçü azaltacak ekonomik iklimi oluşturmak ve Erzurum’un potansiyelini gerçek anlamda üretime, yatırıma ve istihdama dönüştürebilmek olacak.