Konkordato tuzağı sistematik mi? Erzurum sermayesi hedefte mi?
AJANS DOĞU / HABER MERKEZİ – Erzurum’un yıllardır üretim ve istihdam sağlayan köklü işletmeleri, ekonomik baskılarla mücadele ederken, bazı banka uygulamaları akıllarda soru işareti bırakıyor. İddialara göre, kredi politikalarında bölgesel eşitsizlik ciddi bir sistematik sorunun varlığına işaret ediyor.
Türkiye genelinde değeri milyonlarla ifade edilen firmalara kolaylıkla kredi sağlanırken, Erzurum’da faaliyet gösteren yerli ve köklü firmalar, hak ettikleri finansal desteğe dahi ulaşamıyor. Varlıkları ve potansiyelleri göz ardı edilen bu firmaların, ekonomik daralma gerekçesiyle adım adım konkordato sürecine sürüklendiği ileri sürülüyor.
Bazı bankaların Erzurum’daki işletmelere yönelik kredi yaklaşımının kasıtlı olarak sınırlandığı ve bu tavrın sadece bir finans politikası değil, bölgesel sermayeyi eritmeye dönük bir planın parçası olduğu iddiaları ise kent kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratmış durumda.
Konkordato, sadece ekonomik daralma ile mi açıklanabilir? Yoksa bu tablo, Anadolu sermayesinin tasfiyesi anlamına gelen daha büyük bir planın sessiz adımları mı?
Sektör temsilcileri ve iş dünyası, kamu bankalarının daha etkin rol almasını, özel bankalara yönelik denetimlerin artırılmasını ve Erzurum gibi şehirlerde üretim yapan firmaların korunmasını talep ediyor.
“Sermaye göçü” mü planlanıyor?
Sadece kredi değil, yatırım teşviki ve kamu ihalelerine erişim gibi alanlarda da benzer ayrımcılığın hissedildiğibelirtiliyor. Uzmanlara göre, yaşanan bu süreç, bölgesel üretici sermayeyi büyük şehirlerdeki merkez yapıya mahkûm etmeyi hedefleyen örtülü bir ekonomik planın parçası olabilir.
Bu iddiaların titizlikle araştırılması, hem bölgesel kalkınma hedefleri hem de ticari adalet açısından büyük önem taşıyor.