Erzurumspor FK, tarih boyunca nice zorluğu aşmış, fedakârlığın ve vefanın anlam bulduğu bir camiadır. Şehrin takımı, yalnızca futbolun değil, Dadaş ruhunun ve kardeşliğin simgesidir. Böyle bir camianın başında bulunan bir teknik adamın, Erzurumspor FK ile anlaşmaya varmasına rağmen gidip başka kulüplerle görüşmesi, hatta birine “tamam” demesi sadece bir sözleşme ihlali değil; etik duruş ve profesyonel ahlak açısından da sorgulanması gereken bir tavırdır.
Bu şehir, hocasına sadece transfer bedelinden ibaret bir ilişki kurmadı. Erzurum insanı, her galibiyette, her mağlubiyette, her zorlu deplasmanda, “bizim hocamız” diyerek teknik direktörüne yürekten bir sevgiyle sarıldı. Maddi karşılığın ötesinde bir anlam yükledi; yeri geldi bağrına bastı, yeri geldi hatalarını görmezden geldi. Hâl böyleyken, bu şehrin ekmeğini yiyip suyunu içen bir teknik adamın, şehre ve kulübe karşı sorumluluğu sıradan bir profesyonel ilişki gibi görülmemeliydi.
Üstelik Erzurumspor FK taraftarı, bu sezon ortaya koyulan futbolun çok da “olağanüstü” olmadığı bir dönemde bile sabırla arkasında durdu. Tribünlerde sesini kısana kadar destek veren, zor günlerde dahi sahip çıkan bir taraftarı yarı yolda bırakmak, sadece yanlış bir tutum değil; aynı zamanda vefaya vefasızlıkla cevap vermektir.
Burada kimseyi hedef göstermek ya da bir linç çağrısı yapmak niyetinde değilim. Lakin hatırlatmak gerekir ki; profesyonellik, sadece para kazanmak ya da sözleşme imzalamak değil, aynı zamanda ahlaki bir duruş sergilemeyi de gerektirir.
Erzurumspor FK taraftarı ise bu süreçte bir kez daha büyüklüğünü göstermiştir. Her şeye rağmen takımının ve şehrinin onurunu korumaya devam eden, teknik adamlar gelir geçer ama Dadaş ruhunun baki kalacağını bilen bir taraftar topluluğu… O yüzden bugün asıl alkışı hak eden yine Erzurumspor FK taraftarıdır.
Bu şehir vefasızlığı değil, vefayı hatırlatır; unutulmasın.
Son olarak şunu da belirtmek gerekir ki; Erzurumspor FK’nın kapıları ve bu kadim şehrin güzel insanlarının tertemiz yürekleri, anlamlı bir bağ kurdukları Hakan Hoca’ya daima açıktır. Bundan sonra kararı kendisine ait.
Bilgiyle kalın…
