Siyasette yalnızlık bazen tercihtir, bazen kader. Erzurum’da bu yalnızlığı en uzun süredir yaşayan isimlerden biri, hiç kuşkusuz Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen. Yıllardır aynı koltukta oturmasına rağmen rahat bir alanı hiç olmadı. Ne genel seçimlerde etrafını dolduran siyasilerle çevrelendi ne de yerel seçimlerde güçlü bir siyasi omuzdaşlık gördü.

Genel seçimlerde, milletvekili adaylarının dahi girmediği sokaklarda, mahallelerde, köylerde Mehmet Sekmen vardı. Yerel seçimlerde ise tabelalar çoğaldı ama saflar seyrek kaldı. Kimsenin yüksek sesle konuşmadığı, kulislerde fısıltıyla dolaşan gerçek şu ki; Erzurum’un bazı milletvekilleri, kendi belediye başkanlarına destek olmak yerine, arkasından kurulan cümlelerin öznesi olmayı tercih etti. Entrika siyasetin kirli dili, ama Erzurum bunu fazla gördü.

Buna rağmen Mehmet Sekmen, küsmedi. Küçülmedi. Kenara çekilmedi…

Gecenin bir yarısı asfalt şantiyesinde, sabahın erken saatinde esnafın yanında, akşam bir taziye evinde, hafta sonu bir kırsal mahallede… Erzurum onu hep sahada gördü. Siyaseti masa başında değil, kaldırım kenarında yaptı. En sert eleştirileri yapanlardan biri olarak bunu teslim etmem gerekir:

Bu kadar yalnız bırakılıp bu kadar istikrarlı yürüyen başka bir yerel yönetici görmek kolay değil.

Erzurum’a kazandırılanlar bir siyasi propaganda değil, şehir gerçeği

Bugün Erzurum’da ulaşımdan altyapıya, çevreden sosyal belediyeciliğe kadar atılan adımların büyük bölümü Mehmet Sekmen döneminde hayata geçti.

Ulaşım altyapısı yeniden ele alındı, ana arterler genişletildi, kavşak düzenlemeleriyle şehir nefes aldı.

Kırsal mahalleler ilk kez bu ölçekte hizmet gördü; yollar, içme suyu hatları, tarımsal destekler şehir merkezinin dışına taştı.

Kentsel dönüşüm projeleriyle riskli yapılar tasfiye edildi, Erzurum’un yıllardır kangrene dönüşen bölgeleri ayağa kaldırıldı.

Çevre yatırımları, yeşil alanlar, parklar ve yaşam alanlarıyla şehir sadece betonla değil, insanla yeniden kuruldu.

Sosyal belediyecilik, ihtiyaç sahiplerine ulaşan destek mekanizmalarıyla vitrin işi olmaktan çıkarıldı.

Bunlar afiş cümleleri değil; Erzurum’da yaşayan herkesin günlük hayatında dokunduğu somut gerçekler.

Eleştirilir ama yok sayılmaz

Mehmet Sekmen eleştirilebilir. Hatta eleştirilmeli. Bu, demokrasinin gereği. Ama yıllardır süren bu yalnızlık içinde gösterdiği direnci, çalışkanlığı ve iyi niyeti görmezden gelmek, en hafif tabirle haksızlık.

Şehrin yükünü omuzlayan bir ismin, aynı şehir adına seçilmiş olanlar tarafından bu kadar yalnız bırakılması düşündürücü. Buna rağmen Erzurum’u önceleyen bir çizgiden sapmaması ise kayda değer.

Bugün dönüp baktığımda şunu açıkça söyleyebilirim:

En sert eleştirileri yapanlardan biri olmama rağmen, Mehmet Sekmen’in bu yalnızlık içinde verdiği mücadeleyi şaşkınlıkla izliyor ve hakkını teslim ediyorum.

Erzurum kolay bir şehir değil. Bu şehri yönetmek, sadece makamla değil, sabırla mümkün.

Mehmet Sekmen, yalnız ama ayakta kalan bir belediye başkanı olarak Erzurum siyasi tarihindeki yerini çoktan aldı.

Bilgiyle kalın…