Türkiye’de siyaset uzun zamandır garip bir dengede. İktidar mevcut durumunu korumak için mücadele ediyor, muhalefet ise çoğu zaman iktidarı eleştirmekle yetiniyor. Oysa siyasetin doğasında sadece eleştirmek değil, iktidar alternatifi olmak var. Ne var ki Türkiye’de muhalefetin önemli bir kısmı bu sorumluluğu üstlenmek yerine “muhalefette kalmanın konforuna” yerleşmiş görünüyor.
Bu tabloyu sadece Ankara’da değil, Anadolu’nun her köşesinde de görmek mümkün. Erzurum’da çarşıda, pazarda, kahvede konuşulan siyaset de çoğu zaman aynı. Vatandaş eleştiriyi dinliyor ama ardından şu soruyu soruyor:
“Peki çözüm ne?”
Eleştiri elbette demokrasinin gereği. Ancak aynı cümleleri tekrar etmek, aynı sloganları dillendirmek ve her seçim döneminde aynı söylemleri dolaşıma sokmak artık toplumda karşılık bulmuyor. Çünkü seçmen yalnızca itiraz eden değil, çözüm üreten bir siyaset görmek istiyor.
Erzurum’da esnafla konuştuğunuzda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Kahvehanelerde yapılan sohbetlerde de aynı serzeniş dile geliyor. İnsanlar muhalefetin eleştirmesine değil, sürekli aynı şeyleri söylemesine itiraz ediyor.
“Eleştiriyorlar ama yerine ne koyacaklarını anlatmıyorlar” diyenlerin sayısı az değil.
Türkiye’de muhalefetin en büyük sorunu da bu. İktidarı eleştiren güçlü cümleler kuruluyor, sert açıklamalar yapılıyor, fakat iktidara talip olmanın gerektirdiği somut programlar, güçlü kadrolar ve ikna edici projeler yeterince ortaya konulamıyor.
Siyaset bir noktadan sonra “itiraz etme alışkanlığına” dönüşüyor.
Bu durum zamanla başka bir soruyu da beraberinde getiriyor:
Muhalefet gerçekten iktidar olmak istiyor mu, yoksa muhalefette kalmak bazı çevreler için daha güvenli bir alan mı?
Çünkü iktidar sorumluluk ister. Hesap vermeyi gerektirir. Karar almayı, risk almayı ve sonuçlarına katlanmayı zorunlu kılar. Muhalefet ise çoğu zaman daha rahat bir zemindir. Eleştirirsiniz, itiraz edersiniz, fakat ülkeyi yönetme yükünü taşımazsınız.
Erzurum’da vatandaşın dilinde dolaşan cümle ise aslında meselenin özünü anlatıyor:
“Eleştirmek kolay, yönetmek zor.”
Bugün Türkiye’de siyasetin ihtiyaç duyduğu şey ise güçlü bir iktidar kadar güçlü bir muhalefet. Sürekli aynı cümleleri tekrarlayan değil, yeni fikirler üreten; sadece eleştiren değil, iktidar alternatifi olduğunu gösteren bir muhalefet.
Aksi halde siyaset bir yarış olmaktan çıkar, tek taraflı bir oyuna dönüşür. Ve o zaman kaybeden sadece muhalefet değil, demokrasinin kendisi olur.
Bilgiyle kalın…
