Bir şehirde siyasetçi eleştirilir. Eleştirilmeli de. Çünkü eleştiri yoksa denetim yoktur. Denetim yoksa hizmetin kıymeti de tam anlaşılmaz. Ama bir başka gerçek daha var: Hakkı teslim etmek.
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen söz konusu olduğunda şehirde tartışma da olur, itiraz da olur, memnuniyet de. Fakat taşları yerli yerine koymak gerekir. Çünkü Mehmet Sekmen özellikle sosyal belediyecilik, kentsel dönüşüm ve tarihî dokunun görünür hâle gelmesi başlıklarında Erzurum’da iz bırakan işler yaptı.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamalarında Halk Pazarı projesi belediyenin en önemli sosyal projelerinden biri olarak anlatılıyor. İlk şube 2025 yılının Nisan ayında açıldı. Daha sonra şube sayısı hızla arttı ve şehirde farklı noktalarda yaygınlaşmaya başladı. Projenin temel amacı ise fiyat istikrarını desteklemek, temel ihtiyaç ürünlerine erişimi kolaylaştırmak ve aile bütçesine katkı sağlamak.
Burada mesele yalnızca ucuz ürün satmak değil.
Halk Pazarı modeli, belediyeciliği yalnızca asfalt ve kaldırım işi olarak görmeyen bir anlayışın sahadaki karşılığı olarak ortaya çıktı. Mehmet Sekmen’in “Belediyeciliği sadece asfalt, beton ve bina yapmak olarak görmedik” sözü de tam olarak bu yaklaşımı anlatıyor.
Bu yönüyle bakınca Ankara’da dikkat çekmesi şaşırtıcı değil.
Bir diğer önemli başlık ise tarihî miras. Erzurum’da yıllarca göz önünde olmasına rağmen hak ettiği değeri bulamayan birçok tarihî alanın ortaya çıkarılması, düzenlenmesi ve şehir kimliğinin güçlendirilmesi için ciddi çalışmalar yapıldı.
“Korunan tarih, dönüşen şehir Erzurum” yaklaşımıyla hem kentsel dönüşüm projeleri yürütüldü hem de tarihî dokunun korunmasına yönelik adımlar atıldı. Doğu Cephesi Tarihî Alan Başkanlığı kurulmasına yönelik girişimler, tabyaların turizme kazandırılması ve tarihî alanların görünür hâle getirilmesi bu anlayışın parçaları.
Bu çalışmalar basit bir çevre düzenlemesinden ibaret değil.
Aslında yapılan şey, şehrin hafızasını yeniden görünür kılmak.
İşin bir de afet yönetimi boyutu var. Erzurum Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan gönüllü arama kurtarma ekibi uzun süredir eğitim alıyor ve afet durumlarına hazırlık çalışmaları yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde bu ekiplerin sahada görev aldığı biliniyor.
Bu da belediyeciliğin yalnızca şehir içi hizmetlerden ibaret olmadığını gösteren bir başka başlık.
Ve şimdi gelelim asıl soruya.
Mehmet Sekmen bakan mı olacak?
Şu aşamada ortada resmî bir açıklama yok. Bu nedenle kesin bir hüküm vermek doğru olmaz. Ancak Ankara kulislerinde Mehmet Sekmen’in adının zaman zaman bakanlık görevleri için konuşulduğu bilinen bir gerçek.
Özellikle şehircilik, yerel yönetimler ve afet yönetimi gibi başlıklarda tecrübesi olan bir isim olarak değerlendirildiği yönünde yorumlar yapılıyor.
Kulislerde konuşulan ihtimallerden biri de ilerleyen dönemde kurulabileceği iddia edilen Afet Bakanlığı gibi yeni bir yapıda görev alabileceği yönünde.
Elbette bunlar şu an için sadece siyasi kulis.
Ama şunu da söylemek gerekir.
Mehmet Sekmen Erzurum’da yürüttüğü bazı projelerle yerel yönetici sınırını aşan bir profil ortaya koydu.Halkın sofrasına dokunan sosyal projeler, şehir kimliğini öne çıkaran tarih çalışmaları, dönüşüm projeleri ve afet hazırlığı başlıkları Ankara’nın dikkatinden kaçmayacak işler.
Bu nedenle “bakan olur mu?” sorusu da boş bir soru değil.
Ama asıl mesele şu:
Eğer böyle bir ihtimal gerçekleşirse, Erzurum bundan güç mü kazanır yoksa şehir yeni bir denge arayışına mı girer?
İşte tartışma tam da burada başlıyor.
Bilgiyle kalın…
