Geçen yıl ‘Hacının yağ akımı’ olarak tanınan şahıs, sosyal mecrasında cumhuriyet değerlerine alenen hakaret etmiş ve bizler de bunu gündeme getirmiştik. Her zamanki gibi sosyal medyada bu olayın ses getirmesi sonrası bu şahıs ifadesi alınmak üzere emniyete götürülmüş, gerekli adli işlemler sonrası tutuklanmış ve bir gün sonra serbest bırakılmıştı.

Olay ülke gündemine düştükten sonra bazı yurttaşlar, bu şahsın söylemlerine aynı sertlikle sosyal medya üzerinden hakaretlerde bulunmuştu. Bu durumu kesinlikle hoş karşılamıyoruz elbette ama halkın en önemli değerlerinden birine dokunulunca ne yazık ki kimsenin bunu hoş karşılaması mümkün olmuyor. Sonra ne oldu dersiniz? Bu bahsi geçen şahıs, kanuni hakkını kullanarak bu yurttaşlarımızı kendisine hakaret edildiği suçlamasıyla mahkemeye verdi. “Hadi bakalım gelsin paracıklar!” durumu yani.

Buradan yargı mercilerine soruyorum: Yurttaşa işleyen yargı, bu şahsa neden işlemedi? Kendisi laikliğin ve Cumhuriyetin bütün nimetlerinden faydalanıp, “Laikliği getiren köpekler.” diyerek ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu fikri koruyup savunan on milyonlara hakaret ederken neden sustunuz? Cumhuriyet ve ona bağlı değerlerin savunulması anayasal haklarla güvence altına alınmışken, ipini koparanın cumhuriyete saldırmasını nasıl kabul edebiliyorsunuz? Cumhuriyet Savcıları, cumhuriyet ve cumhuriyet değerlerini korumak ve savunmakla mükellef değil mi? Peki öyleyse neden gereğini yerine getirmiyorlar? Değerlerine hakaret edildiği için öfkeyle karşılık veren vatandaşların hakkını kim savunacak?

Artık bir moda almış başını gidiyor. Farklı görüşteki insanların hassasiyetlerine temas ederek, onların dünya görüşlerine hakaret edip, sonra onların aynı hakaretlerle karşılık vermesini kullanıp, bunun üzerinden hem de “Hukuki haklarım var” diyerek hukuku kullanıp para kazanmak. Yani bir insan kalkıp milyonların inancına, dünya görüşüne hakaret edip, sonra kendini mağdur gösterip para kazanıyor. Hakaret ve küfür birilerine suç, birilerine serbest mi?

Şimdi bu şahıs, o saygı duymadığı ve üstüne bir de hakaret ettiği cumhuriyetin kendisine verdiği nimetlerden yararlanarak, kabul etmediği hukuk mahkemeleri aracılığıyla kendisinin hakaretine karşılık verenlerden tazminat almaya çalışıyor ama kendisine gelince yaptığı ve söyledikleri cezasız kalıyor. Ödüllendirilerek serbest bırakılıyor. Ne kolay değil mi? Hem cumhuriyete ve onun değerlerine bağlı insanları hakaretlerle ve küfürlerle tahrik et, hem de mahkemeye ver. Sonra sen mağdur ol, vatandaş suçlu öyle mi?

Ne yazık ki bu ülkede cumhuriyetin bütün özgürlükçü ve hukuki nimetlerinden faydalanmak sadece cumhuriyet düşmanlarına nasip oluyor, savcılarımız ve hukuki merciler buna dur demiyor. Sarığı cübbeyi giyen, sosyal medya üstünden ve sokakta laiklik ve cumhuriyete her türlü hakareti edip, toplumsal tepkilerle gözaltına alınıp serbest bırakılıyor. Sonra bundan cesaret alan, ülkeye fare gibi sinsice girmiş ne idüğü belirsiz kişiler bile laikliği yıkacaklarını söyleyip hadsiz ve şuursuz laflar edebiliyor. Ama değerlerine saldırıya karşılık veren suçlu bulunuyor. Vay vay vay, geldiğimiz hale bakın hele!

 

İnancı, şusu busu ne olursa olsun kimse bu ülkede yaşayıp bu ülkenin değerlerine hakaret edemez, ediyorsa da cezasını çekmeli! Bu olaylar cezasız kaldıkça başkalarına cesaret veriyor. Cahilin fütursuzca cesaretlenmesi ve cezasız kalmasını toplum olarak kabul etmiyoruz. Kimse ama kimse konu cumhuriyet, laiklik ve onun değerleri olduğu zaman ‘biri taş attıktan sonra gelenin gidenin taş atmaya cesaret bulduğu o meşhur kırık cam teorisinin işlemesini beklemesin. Çünkü bu halkın elinden her şeyi alsanız da cumhuriyetine dokunamazsınız o taşı size attırmazlar!’

 

Yazımı bitirmişken son olarak ekleyeyim; Dün X hesabımda yaptığım bir paylaşıma, bu şahsın avukatı olduğunu düşündüğüm çakma bir hesap yorum yazmış. Avukat bey sana bi madde hatırlatayım;

TCK Madde 129

(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Cumhuriyetin Savcıları, Cumhuriyetin Kurucusuna yapılan hakareti ağır tahrik saymalı ve yasanın verdiği ceza vermeyebilir yetkisini millet adına, kamu vicdanı gereği kullanmalıdır.

 

Bilgiyle kalın…