Erzurum, tarih boyunca gerçek kanaat önderlerini bağrından çıkaran bir şehir. Ancak bugün, bu kıymetli unvanın değeri, kişisel çıkar ve algı oyunlarıyla yerle bir edilmeye çalışılıyor. Kendini “kanaat önderi” olarak tanıtan İbrahim Özmen, açtığı bir dernekle bu sıfatı sahiplenmeye çalışıyor. Ancak Özmen’in bu çabası, halkın gözünde karşılık bulmadığı gibi büyük bir rahatsızlığında tetikleyicisi.
Kanaat önderliği, insanları bir araya getiren, çözüm üreten ve vicdanlara hitap eden bir duruş gerektirir. Bu sıfatı taşımak için yalnızca bir dernek kurmak yetmez; halkın güvenini, sevgisini ve saygısını kazanmak gerekir. Özmen’in söylemleri ve davranışları, bu sıfata layık olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
“Tayyip Bey’in yanına gelmeyenin imanından şüphe ederim” gibi ifadelerle inanç üzerinden ayrımcılık yapan Özmen, toplumun dini hassasiyetlerini tehlikeli bir şekilde istismar ediyor. Kimsenin başkasının inancını sorgulama hakkı yok, olamaz. Bu tür söylemler, Erzurum’un sosyal dokusuna zarar vermekle kalmayıp, aynı zamanda inançları siyasete malzeme ederek toplumu kutuplaştırıyor.
Özmen’in bir başka tartışmalı açıklaması ise CHP’ye yönelik. Somut bir delil olmadan bir siyasi partiyi “din düşmanlığı” ile suçlamak, yalnızca gerilimi artırır. Erzurum halkı bu tür suçlamaların kime hizmet ettiğini çok iyi bilmekte. Bu söylemler, insanların gerçek sorunlarını perdeleyen suni tartışmalar yaratmaktan başka bir işe yaramaz.
Özmen’in devletin resmi toplantılarına, herhangi bir statüsü olmamasına rağmen katılabilmesi de başka bir sorun. Erzurum gibi bir şehirde kararların, sorumluluk sahibi kişiler ve halkın temsilcileri tarafından alınması beklenirken, bu tür şüpheli durumlar, şehrin geleceğine gölge düşürmekte.
Bu şehir, boş tartışmalarla değil, gerçek sorunlara odaklanarak hak ettiği yere gelebilir. İşsizlik, göç, ekonomik daralma gibi hayati konular çözüm beklerken, şahsi çıkar ve suni unvanlarla gündem yaratma çabaları, Erzurum’un zamanını ve enerjisini boşa harcamaktan başka bir şey değil.
Erzurum halkının beklentisi, sorunlara odaklanan, toplumun ortak çıkarlarını gözeten bir anlayışın hakim olması. İnançları ve değerleri siyasete malzeme edenler, bu topraklara hizmet edemez. Özmen ve onun gibi düşünenler şunu anlamalı: Erzurum, kimseye gerçek olmayan unvanlarla kendini dayatmasına izin vermez. Bu şehir, sahte kanaat önderlerini kabul etmez.
Bilgiyle kalın…
