Bu şehir yıllardır mücadele ediyor. Soğuğuyla, mesafesiyle, sınırlı imkânlarıyla… Ama artık mesele yalnızca coğrafya değil. Mesele, Erzurum’un giderek daralan ekonomik nefesi.

Göç artıyor. Esnaf zorlanıyor. Genç işsizliği büyüyor. İstihdam daralıyor. Ve biz hâlâ aynı soruyu soruyoruz:

Derdiniz ne bu şehirle?

Üniversite mezunu gençler iş bulamıyor. Meslek sahibi olanlar şehir dışında şans arıyor. Bavulunu toplayan geri dönmeyi planlamıyor. Çünkü burada fırsat sınırlı, burada umut kırılgan. Bir şehir genç nüfusunu kaybederse yalnızca insan kaybetmez; geleceğini kaybeder.

Konuştuğum her esnaf aynı tabloyu çiziyor: Yüksek maliyet, daralan talep, finansmana erişim zorluğu. Teminat gösterdiğini, ipotek verdiğini söyleyen ama krediye ulaşamadığını ifade eden işletmeler var. “İpotek var ama finansman yok” diyen bir ticaret düzeni sağlıklı değildir. Esnaf ayrıcalık istemiyor; sürdürülebilir bir zemin istiyor.

Bir işletme kapandığında yalnızca kepenk inmez. Bir çalışan işsiz kalır. Bir aile gelir kaybeder. Bir mahalle zayıflar. Ekonomi zincirdir; bir halka koptu mu bütün sistem sarsılır. İstihdam azalırsa tüketim düşer, tüketim düşerse üretim geriler, üretim gerilerse yatırım cesareti kaybolur.

Peki büyük projeler nerede? Yıllardır konuşulan yüksek hızlı tren ne oldu? Erzurum’u bölge merkezi yapacak denilen hat hangi aşamada? Uçak sefer ve fiyatları ne olacak? Ulaşım maliyetleri düşmeden, lojistik güçlenmeden, yatırımcı bu şehre nasıl gelecek?

Stadyum meselesi yıllardır gündemde. Yapılacak denildi, proje konuşuldu, yer tartışıldı. Ama süreç adeta bir yılan hikâyesine döndü. Bu şehir artık maket değil, tamamlanmış proje görmek istiyor. Temel atma değil, bitiş tarihi duymak istiyor.

Bütün bunlar yaşanırken şu soruyu sormak zorundayız:

Şehrin milletvekilleri neyle meşgul?

Erzurum göç verirken, esnaf finans sıkıntısı yaşarken, gençler işsizlikle boğuşurken Ankara’da bu şehrin sesi ne kadar yükseliyor?

Yatırım teşvikleri için ne kadar ısrar ediliyor?

Yüksek hızlı tren için net bir tarih var mı?

Stadyum için açıklanmış bir takvim var mı?

Milletvekilliği yalnızca bir unvan değil; şehrin yükünü omuzlama sorumluluğudur.

Erzurum güçlü bir şehir. Tarihi var, potansiyeli var, insanı var. Ama potansiyel kendi kendine ekonomiye dönüşmez. Plan gerekir. Takvim gerekir. Somut proje gerekir. Genç istihdamına yönelik net program gerekir. Sanayiye, teknolojiye, üretime dönük teşvik gerekir.

Ne olacak hâli bu şehrin?
Bu nüfus erimesini nasıl durduracağız?
Beş yıllık, on yıllık bir yol haritanız var mı?
Gençler için açıklanmış bir istihdam paketi var mı?
Yatırımcıyı Erzurum’a çekecek güçlü bir strateji var mı?

Bu mesele parti meselesi değil, şehir meselesi.

Erzurum sabırlıdır ama belirsizliği sevmez. Erzurum dirençlidir ama plansızlığı kaldırmaz. Bu şehir üretmek ister, büyümek ister, kalmak ister.

Ve biz bir kez daha soruyoruz:

Derdiniz ne bu şehirle?

Bilgiyle kalın…