Türkiye’nin dört bir yanında dalgalanan al bayraklar, bugün bir kez daha bize özgürlüğün, eşitliğin ve millet iradesinin sembolü olan Cumhuriyet’i hatırlatıyor. 102 yıl önce, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde yakılan bağımsızlık meşalesi, sadece bir yönetim biçimi değil; bir milletin kaderini değiştiren ışık olmuştu.

Erzurum… Cumhuriyet’in doğduğu şehir. 1919’da yakılan o ilk kıvılcım, milli iradenin sarsılmaz kalesi olmuş, vatan sevgisini ve özgürlük tutkusunu gelecek kuşaklara miras bırakmıştır. Bu şehir, tarih boyunca yalnızca bir mekân değil, bir idealin ve kararlılığın sembolü olmuştur.

Cumhuriyet, bizlere yalnızca seçimlerde oy kullanma hakkı değil; kim olduğumuzu, neye inandığımızı ve hangi değerler uğruna dimdik duracağımızı öğretti. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı, gençlere fırsat eşitliği, her vatandaşa eğitim ve bilim yolunu açmasıyla Cumhuriyet, bir millete özgürlük ve umut armağan etti.

Bugün, bu topraklarda yürüyen her adım, her fikir ve her başarı, o gün yakılan meşalenin ışığında ilerliyor. Sanayide, bilimde, kültürde, sporda ve eğitimde atılan her adım, Cumhuriyet’in bize bıraktığı mirasın birer yansımasıdır.

Cumhuriyet, sadece tarih kitaplarında yazan bir tarih değil; her nefeste hissedilen, her gönülde yaşayan bir idealdir. Geçmişten geleceğe köprü olan bu değer, bizden sonraki kuşaklara bir emanettir. Onu korumak, yaşatmak ve her zaman ileriye taşımak, her birimizin sorumluluğu.

Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Cumhuriyet için canını ortaya koyan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Cumhuriyet; dünün mirası, bugünün gururu ve yarının teminatı.

Ve biz, Erzurum’un aziz evlatları olarak, bu mirası güçlü bir inanç, sarsılmaz bir kararlılık ve umut dolu bir yürekle gelecek nesillere taşıyacağız.

Bilgiyle kalın…