Yapay zekâ ile geliştirilen beyin–bilgisayar arayüzleri, felçli hastaların düşünce yoluyla iletişim kurmasını mümkün kılıyor. Nöroteknolojideki bu gelişme sağlık alanında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
AJANS DOĞU – Yapay zekâ ile insan beyni arasındaki entegrasyon, 2026 itibarıyla kritik bir eşiği aşmış durumda. Beyin–bilgisayar arayüzleri (BCI) alanında kaydedilen gelişmeler, nöroteknolojiyi deneysel aşamadan çıkararak doğrudan insan hayatına dokunan bir noktaya taşıyor.
Uzmanlara göre BCI sistemleri artık yalnızca sinyalleri okumakla sınırlı değil; hareket, iletişim ve kontrol mekanizmalarını yeniden kazandıran işlevsel çözümler sunuyor. Özellikle felçli hastalar için geliştirilen teknolojiler sayesinde, düşünce yoluyla bilgisayar kullanımı, yazı yazma ve temel hareketlerin gerçekleştirilmesi mümkün hâle geliyor.
Sağlık alanında devrim niteliği taşıyan bu gelişmeler, sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Nöroteknoloji destekli yapay zekâ sistemleri, beyin sinyallerini anlık analiz ederek kişiye özel rehabilitasyon ve tedavi süreçlerinin önünü açıyor.
Bilim insanları, önümüzdeki süreçte bu teknolojilerin yalnızca tedavi amaçlı değil, insan-makine etkileşimini yeniden tanımlayan bir dönüşüme yol açacağını vurguluyor. Yapay zekâ ile insan beyninin daha güçlü bir bağ kurması, teknoloji tarihinde yeni bir çağın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.