Erzurum’da mutlaka görülmesi gereken yerler: Tarihin, doğanın ve maneviyatın buluştuğu şehir
AJANS DOĞU – Doğu Anadolu’nun incisi Erzurum, binlerce yıllık tarihi mirası, doğal güzellikleri, inanç merkezleri ve zengin mutfağıyla Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alıyor. Selçuklu’nun izlerini taşıyan medreselerden sahabe makamlarına, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden eşsiz şelalelere kadar uzanan zenginliğiyle Erzurum, dört mevsim ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Erzurum sadece kış turizmiyle anılacak bir şehir değil
Anadolu’nun doğusunda, tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği önemli merkezlerden biri olan Erzurum, binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Saltuklular, Selçuklular, İlhanlılar, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet döneminden günümüze ulaşan eserler, bugün şehrin kimliğini oluşturan en önemli değerler arasında bulunuyor.
Her yıl binlerce turist Palandöken Kayak Merkezi için Erzurum’a gelirken, şehri gezenlerin büyük bölümü tarihi eserleri, doğal güzellikleri ve yöresel lezzetleri keşfettikten sonra Erzurum’un yalnızca bir kayak şehri olmadığını ifade ediyor.
Abdurrahman Gazi Türbesi, Erzurum’un manevi kalbi
Palandöken Dağı’nın eteklerinde bulunan Abdurrahman Gazi Türbesi, Erzurum’un en önemli inanç turizmi merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Şehir merkezine yalnızca birkaç kilometre uzaklıktaki türbe, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlıyor. Manevi atmosferiyle dikkat çeken türbe çevresindeki mesire alanı ise çam ormanları, yürüyüş yolları ve seyir noktalarıyla özellikle yaz aylarında ailelerin en çok tercih ettiği dinlenme alanlarından biri oluyor.
Türbe çevresinden Erzurum şehir merkezini kuş bakışı izlemek de mümkün.
Çifte Minareli Medrese, Erzurum’un simgesi olmaya devam ediyor
Erzurum denildiğinde akla gelen ilk yapı hiç kuşkusuz Çifte Minareli Medrese oluyor.
13. yüzyılda inşa edilen eser, Selçuklu taş işçiliğinin Anadolu’daki en önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Göğe yükselen iki minaresi, anıtsal taç kapısı ve ince taş süslemeleriyle ziyaretçilerini adeta geçmişe götüren medrese, yerli ve yabancı turistlerin en çok fotoğraf çektirdiği noktaların başında geliyor.
Akşam saatlerinde yapılan ışıklandırma ise tarihi yapıya farklı bir görsellik kazandırıyor.
Kale Meydanı, tarihin kalbinin attığı nokta
Erzurum’u keşfetmeye başlayanların ilk duraklarından biri de Kale Meydanı oluyor.
Erzurum Kalesi, Saat Kulesi, Üç Kümbetler ve Ulu Cami’nin aynı bölgede bulunması, ziyaretçilere kısa bir yürüyüşle yüzyıllar öncesine uzanan bir tarih yolculuğu yapma fırsatı sunuyor.
Tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyan meydan, günün her saatinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Yakutiye Medresesi, tarihle sanatın buluştuğu eser
1310 yılında inşa edilen Yakutiye Medresesi, Erzurum’un en önemli tarihi yapılarından biri olmayı sürdürüyor.
Bugün müze olarak hizmet veren yapı, taş süslemeleri, avlusu ve kubbeli mimarisiyle Selçuklu sanatının en zarif örnekleri arasında gösteriliyor. Tarihi eserlerin sergilendiği medrese, kültür turizmi açısından da büyük önem taşıyor.
Taşhan’da Oltu taşının ustaları ziyaretçileri bekliyor
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Rüstem Paşa tarafından yaptırılan Taşhan, yüzyıllardır ticaretin devam ettiği tarihi yapılardan biri.
Bugün onlarca Oltu taşı ustasının üretim yaptığı handa; tespihler, yüzükler, kolyeler ve birbirinden farklı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Erzurum’dan hatıra almak isteyenlerin ilk adresi olan Taşhan, tarihi atmosferiyle de dikkat çekiyor.
Palandöken, dört mevsim yaşayan turizm merkezi
Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Palandöken, yalnızca kış aylarında değil yaz mevsiminde de ziyaretçilerini ağırlıyor.
Uluslararası standartlardaki kayak pistleri sayesinde her yıl çok sayıda sporcu ve turist ağırlayan Palandöken, yaz döneminde ise doğa yürüyüşü, kamp, bisiklet ve dağ sporlarıyla ön plana çıkıyor.
Şehir merkezine yakın konumu sayesinde Erzurum’u ziyaret edenlerin mutlaka uğradığı noktalar arasında yer alıyor.
Aziziye Tabyaları, kahramanlığın sembolü
1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında Erzurum savunmasının en önemli noktalarından biri olan Aziziye Tabyaları, Türk tarihinin unutulmaz mücadelelerinden birine tanıklık etti.
Nene Hatun’un öncülüğünde verilen mücadele, bugün de tabyaları ziyaret edenlere anlatılmaya devam ediyor.
Milli Park statüsündeki alan, tarih meraklıları kadar öğrencilerin de yoğun ilgi gösterdiği yerler arasında bulunuyor.
Tortum Şelalesi, doğanın en görkemli armağanlarından biri
Uzundere ilçesinde bulunan Tortum Şelalesi, yaklaşık 48 metre yüksekten dökülen suyu ve etkileyici manzarasıyla Türkiye’nin en önemli doğal güzellikleri arasında gösteriliyor.
İlkbaharda artan su debisiyle birlikte ortaya çıkan görüntü, ziyaretçilerine adeta görsel şölen sunuyor.
Şelale çevresindeki yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanları ise her yıl binlerce doğaseveri ağırlıyor.
Narman Peribacaları, Anadolu’nun kızıl vadisi
Narman ilçesinde yer alan Peribacaları, kırmızı ve turuncu tonlardaki kaya oluşumlarıyla Türkiye’de benzeri az bulunan doğal miraslardan biri olarak öne çıkıyor.
Milyonlarca yıl süren doğal süreçlerin ardından oluşan bölge, özellikle fotoğraf tutkunlarının ve doğa gezginlerinin uğrak noktası haline geldi.
Gün doğumu ve gün batımında oluşan renk cümbüşü ise ziyaretçilere unutulmaz kareler yakalama fırsatı sunuyor.
İspir, Uzundere ve yaylalar huzurun adresi
Erzurum’un yalnızca şehir merkezi değil, ilçeleri de keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle dolu.
İspir’in yüksek dağları, Yedigöller’in doğal yapısı, Uzundere’nin yeşil vadileri ve Tortum Gölü, doğayla baş başa kalmak isteyen ziyaretçilere eşsiz rotalar sunuyor.
Kampçılık, trekking, rafting ve doğa fotoğrafçılığı için Erzurum son yıllarda Türkiye’nin yükselen destinasyonları arasında gösteriliyor.
Erzurum mutfağı da başlı başına bir gezi nedeni
Şehri ziyaret edenlerin rotasında mutlaka yöresel lezzetler de yer alıyor.
Dünya çapında ün kazanan Cağ kebabının yanı sıra kadayıf dolması, ayran aşı çorbası, su böreği, kete, civil peyniri, lor dolması ve Erzurum’a özgü birçok lezzet, ziyaretçilerin beğenisini kazanıyor.
Şehir merkezindeki tarihi lokantalar ile modern restoranlar, bu lezzetleri geleneksel tariflerle misafirlerine sunmayı sürdürüyor.
Bir gezi değil, unutulmaz bir deneyim
Erzurum, yalnızca gezilecek yerleriyle değil; tarihi dokusu, doğal güzellikleri, misafirperver insanları ve köklü kültürüyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Şehri gerçekten tanımak isteyenlerin yalnızca birkaç saat değil, birkaç gün ayırması gerekiyor. Çünkü Erzurum’un her sokağı ayrı bir tarih, her ilçesi ayrı bir doğa harikâyesi, her lezzeti ise ayrı bir kültür mirası taşıyor.
Türkiye’nin doğusunda keşfedilmeyi bekleyen bu kadim şehir, dört mevsim ziyaretçilerine yeni rotalar ve yeni hikâyeler sunmaya devam ediyor.
Erzurum’da mutlaka görülmesi gereken yerler
- Abdurrahman Gazi Türbesi ve Mesire Alanı
- Çifte Minareli Medrese
- Erzurum Kalesi
- Saat Kulesi
- Üç Kümbetler
- Ulu Cami
- Yakutiye Medresesi
- Taşhan (Rüstem Paşa Kervansarayı)
- Lala Paşa Camii
- Murat Paşa Camii
- Bakırcılar Çarşısı
- Erzurum Müzesi
- Atatürk Evi Müzesi
- Palandöken Kayak Merkezi
- Konaklı Kayak Merkezi
- Aziziye Tabyaları
- Nene Hatun Tarihi Milli Parkı
- Tortum Şelalesi
- Tortum Gölü
- Uzundere
- Narman Peribacaları
- Oltu Kalesi
- Çobandede Köprüsü
- Öşvank Kilisesi
- Haho Kilisesi
- İspir Yedigöller
- Ilıca Kaplıcaları
- Pasinler Kalesi