Erzurum’un göbeğinde, yeşilin ve huzurun adresi olması için kurulan Millet Bahçesi, açıldığı günden beri şehir sakinlerinin ilgisini çekiyor.

Öncelikle, Millet Bahçesi fikri kulağa harika geliyor: Şehrin ortasında geniş bir yeşil alan, ailelerin vakit geçirebileceği, gençlerin nefes alabileceği, çocukların koşturabileceği bir yer. Erzurum gibi kışın çetin geçtiği bir şehirde, böyle bir alan yaz aylarında adeta bulunmaz bir vaha.

Ama işte, iş uygulamaya gelince bazı aksaklıklar göze çarpıyor. Mesela, bahçenin konumu merkezi, evet, ama ulaşım konusunda herkes aynı fikirde değil. Toplu taşıma kullananlar için dolmuş ya da otobüsle ulaşmak nispeten kolay olsa da, yaya erişimi biraz sıkıntılı. Özellikle engelli vatandaşlarımız ya da bebek arabasıyla gelen aileler için rampalar ve düzgün yollar eksik. Bir de park yeri meselesi var; arabayla gelenler için otopark kapasitesi yetersiz kalabiliyor, hele hafta sonları yer bulmak tam bir macera!

Piknik alanları, yürüyüş yolları, çocuk parkları gibi özellikler düşünülmüş, ama kullanım açısından bazı eksiklikler hissediliyor. Mesela, oturma alanları güzel ama gölgelik sayısı az. Erzurum’un yaz sıcağında güneşin altında bankta oturmak pek cazip değil. Bir de, kafe ya da büfe gibi temel ihtiyaçları karşılayacak yerler var, ama fiyatlar biraz cep yakıyor. Şehirdeki öğrenci nüfusu düşünülünce, daha uygun fiyatlı seçenekler olsa fena mı olurdu? Hele bir de tuvalet ve temizlik meselesi var ki, burası biraz sınıfta kalıyor. Temizlik düzenli yapılsa da, yoğun günlerde yetersiz kalabiliyor. Bir de, bazı ziyaretçiler çöplerini etrafta bırakınca, o güzelim yeşil alanın tadı kaçıyor.

Rekreasyon deneyimi açısından bakarsak, bahçe aslında birçok imkân sunuyor. Yürüyüş yapmak isteyenler için yollar fena değil, ama bisiklet yolları ya da spor alanları biraz daha geliştirilebilir. Gençler için belki bir basketbol sahası ya da kaykay pisti gibi dinamik alanlar eklense, burası daha bir çekim merkezi olur. Aileler için çocuk oyun alanları mevcut, ama küçük yaştaki çocuklar için daha fazla aktivite alanı olsa, anne-babalar da daha rahat nefes alır. Bir de, etkinlikler düzenleniyor mu derseniz, arada bir kültürel aktiviteler oluyor, ama bu konuda biraz daha çeşitlilik ve düzen şart. Mesela, yaz akşamları açık hava sineması ya da yerel sanatçıların mini konserleri neden olmasın? Hem yerel sanatçılarımıza da destek olmuş oluruz

Bakım konusu da ayrı bir dert. Eskişehir’deki Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde olduğu gibi, Erzurum’da da zaman zaman çimlerin bakımsız kaldığına dair şikâyetler kulağımıza çalınıyor. Yeşilin solması, toprağın çoraklaşması hem görsel olarak hem de kullanım açısından keyif kaçırıyor. Sanki biraz daha düzenli sulama ve peyzaj çalışmasıyla bu sorun çözülebilir. Erzurum’un sert iklimi malum, ama bitki seçimi yapılırken buna uygun türler seçilse, belki bu sorunlar azalır. Çok daha yeşil ve binbir çiçeğin renk verdiği bir bahçe mümkün bence.

Bir de, Millet Bahçesi’nin kentsel bellekteki yerini düşünelim. Erzurum, tarihi ve kültürel açıdan zengin bir şehir. Bahçenin tasarımında bu kimlik biraz daha öne çıkarılabilirdi. Mesela, yerel motiflerle süslü oturma alanları ya da Erzurum’un tarihini anlatan küçük bilgi panoları olsa, hem yerli hem de turistler için daha anlamlı bir deneyim sunardı. Şu an biraz “her şehirdeki Millet Bahçesi” gibi hissettiriyor, oysa Erzurum’un ruhunu yansıtsa daha bir “bizim” olur.

Velhasıl, Erzurum Millet Bahçesi iyi niyetle hayata geçirilmiş bir proje, ama kullanım elverişliliği açısından bazı eksiklikleri var. Daha iyi erişim, düzenli bakım, uygun fiyatlı imkânlar ve biraz daha yerel dokunuşla, burası Erzurum’un incisi olabilir. Şimdilik, çayımızı yudumlarken “Eee, fena değil, ama daha iyisi de olurdu” diyoruz, değil mi? Siz ne dersiniz, bahçeye yolunuz düştü mü, neler dikkatizi çekti?