EGC Başkanı Musa Çakır, TRT Erzurum Radyosu’nda Erzurum basınını anlattı, önemli mesajlar verdi
AJANS DOĞU – EGC Başkanı Musa Çakır, Erzurum basınının kente karşı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini belirterek birlik ve beraberliğin gazeteciliğin en büyük gücü olduğunu söyledi.
Ortak paydamız Erzurum olmalı
Erzurum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Musa Çakır, TRT Erzurum Radyosu’nun program konuğu oldu. Selma Talar’ın hazırladığı, Yıldıray Yıldız’ın sunduğu Bölge Gündemi programında; EGC yayınları arasında yer alan “Anılarla Erzurum Basını” adlı kitabı anlatan Çakır, aynı zamanda mesleki dayanışma, birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Yıldız’ın sorularını yanıtlayan EGC Başkanı Çakır, Erzurum basınına dair yaptığı tanımlamayla büyük beğeni topladı. Erzurum basınının refleksi güçlü, hafızası diri ve memleketine karşı sorumluluk duygusu yüksek bir kimliğe sahip olduğunu belirten Çakır, “Farklı görüşler, farklı duruşlar elbette olacak; bu işin doğasında var. Ancak Erzurum basınının ortak bir paydası var ki, o da şehre karşı duyulan sorumluluktur.” dedi.
Anılarla Erzurum Basını
EGC’nin ilk yayını olan “Anılarla Erzurum Basını” adlı kitabı anlatan Çakır, bu eserin bir kitap olmanın ötesinde, şehrin hafızasına tutulmuş bir kayıt cihazı olduğunu söyledi. Erzurum’da gazetecilik yapmış isimlerin, matbaa kokusunun, soğuk gecelerde yazılan manşetlerin, baskıya yetişen haberlerin hikâyesini barındıran kitabın, yalnızca gazetecilerin değil, Erzurum’un yakın tarihinin de aynası olduğunu dile getirdi. Çakır, böyle bir kitabı çıkarma gerekçelerini de sıraladı.
İsimler kaybolmasın diye…
EGC Başkanı Çakır, “Erzurum basını hep haber yaptı ama kendi hikâyesini pek anlatmadı. Oysa bu şehirde gazetecilik; şartlarıyla, fedakârlığıyla ve duruşuyla bambaşka bir yerde durur. Anılarla Erzurum Basını, unutulmasın diye, isimler kaybolmasın diye, emekler görünür olsun diye ortaya çıktı.” dedi.
Bu eserin genç gazeteciler için de önemli bir mesaj taşıdığını vurgulayan Çakır, gazeteciliğin yalnızca klavye başında yapılan bir iş olmadığını; sahada, sokakta ve insanın kalbinde icra edilen bir meslek olduğunu ifade etti. Erzurum’da gazeteciliğin zor şartlarda ama büyük bir onurla yapıldığını belirten Çakır, kitabın bu mesleğin bir bayrak yarışı olduğunu hatırlattığını söyledi.
Vitrin gibi cemiyet
Erzurum Gazeteciler Cemiyeti’nin son derece şık ve gösterişli cemiyet merkezi hakkında da bilgi veren Musa Çakır,
“Böylesine önemli bir misyonu üstlenmiş Erzurum basını için vitrin niteliğinde bir cemiyet tasarlamalıydık; nitekim bunu başardık. Şık, görkemli, geniş kullanım alanına sahip, işlevsel ve çok yönlü bir cemiyet merkezi oluşturduk.” dedi.
Birbirimizi güçlendirelim
Gazeteciliğin bireysel olarak icra edildiğini ancak güçlü olabilmesi için dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Çakır, aynı sahada ve aynı zorluklarla çalışan insanların birbirini rakip değil, yol arkadaşı olarak görmesi gerektiğini vurguladı.
“Mesleki dayanışma, gazeteciliğin itibarını koruyan en önemli kalkanlardan biridir. Birlik ve beraberlik; fikirlerin aynı olması değil, aynı meslek onurunda buluşabilmektir. Birbirimizi zayıflatırsak meslek zayıflar; birbirimizi güçlendirirsek meslek güçlenir, büyür.” ifadelerini kullandı.
Gözümüz kapalı birleşiriz
Erzurum’da iki cemiyet bulunduğunu anımsatan Başkan Çakır, “Bizim için isimler ve tabelalar değil, niyet ve ortam önemlidir. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti ile Erzurum Gazeteciler Cemiyeti’nin birleşmesi yönünde samimi bir irade ortaya çıkarsa, mesleki birlik ve beraberlik adına bu fikri gözümüz kapalı sahipleniriz.” dedi.
Çakır, Erzurum Gazeteciler Cemiyeti olarak bir araya gelmeye ve her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
Koltuk derdimiz yok
Gazetecilerin bölünerek değil, ortak akılla güçleneceğine inandıklarını belirten Çakır, “Bizim koltuk gibi bir derdimiz yok. Gazetecinin böyle bir kaygısı olmaz. Derdimiz; mesleğin itibarı, basının gücü ve ortak ses olabilmektir. Bunu da etkinliklerimizle ve çalışmalarımızla sağlamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.